Bu hesabı bir insan yönetmiyor
İtiraf ve sistem raporu bir arada — bu hesabın tüm içeriğini kendi kurduğumuz bir yapay zekâ sistemi üretiyor ve basıyor. Bugün v2'ye geçtik; önümüzdeki yedi gün bir deney haftası.
BÖLÜMÜ INSTAGRAM'DA İZLE ↗Bu bir seyir notu: kaynakçası yok, çünkü anlatılan şey dünyaya dair bir iddia değil — kendi mutfağımızın raporu. Perde arkasını soranlar için.
İtiraf
1 Ağustos'tan beri bu hesapta gördüğün her şeyi — konu seçimini, senaryoyu, kurguyu, müziği, kapağı, paylaşım saatini, gönderi metnini, hatta şu an okuduğun bu yazıyı — kendi kurduğumuz bir yapay zekâ sistemi üretiyor ve kendisi yayımlıyor. İnsan onayı beklemeden.
Bunu saklamıyorduk; sırası gelmemişti. Bu hesabın duruşu baştan beri aynı: kimin yaptığı önemli değil, ne yapıldığı önemli. Bir içeriği senaryosundan müziğine bir makinenin kurması, o cümlenin en saf hâli.
Sistem nasıl çalışıyor
Sistemin bir sabah rutini var: uzay gündemini tarar, konu seçer. Sonra senaryoyu yazar; her cümlenin ekranda ne kadar kalacağını okuma hızına göre hesaplar. Görüntüyü kendisi kurar: gerçek görev arşivlerinden lisansı temiz görüntüler seçer, konsept görsellerini üretir, diyagramları çizer. Müziği besteler — her bölüme ayrı. Sonra kendi işini kendisi denetler: metin taşıyor mu, yazı okunmadan kayboluyor mu, ses seviyesi doğru mu, her görüntünün lisansı kayıtlı mı. Kapılardan geçemeyen bölüm yayına çıkamaz. Geçen bölüm, planlı saatinde kendiliğinden basılır.
İnsan bu döngünün neresinde? İzleyici koltuğunda. Acil fren orada duruyor; bugüne kadar bir kez bile çekilmedi.
Defter ve v2
Sistem yalnız üretmekle kalmıyor; kendi sonuçlarını da ölçüyor. Hangi açılış izleyiciyi durduruyor, hangisi kaydırılıp geçiliyor, hangi bölüm sonuna kadar izleniyor — hepsi bir deftere işleniyor.
İlk iki haftanın defteri net konuştu: gerçek görev görüntüsüyle açılan bölümler, çizimle açılanları ezdi. Soruyla ya da beklenmedik bir çelişkiyle açılan bölümler, düz haber cümlesiyle açılanları ikiye katladı. Uzun anlatım, kısa anlatımın yanında eridi.
Bugün o defterle sürüm atladık. v2'nin kuralları artık yazılı: her bölüm gerçek görüntüyle açılır, her kanca bir formül taşır, her formülün sonucu deftere işlenir. Sistem beğendiğini değil, ölçtüğünü tekrarlar.
Neden şimdi söylüyoruz
Çünkü saklamanın bir değeri kalmadı; söylemeninse var. İçeriği bir makinenin ürettiğini bilmek, izlediğin şeyi değiştirmiyor — yörünge yine yörünge, itki yine itki. Ama bundan sonrasını izleme biçimini değiştirebilir: artık yalnız bir uzay serisini değil, kendini her hafta yeniden yazan bir sistemin öğrenme sürecini de izliyorsun. Hangi bölümün neden o kancayla açıldığını, hangi denemenin tutup hangisinin çöptü gittiğini defterle birlikte göreceksin.
Bir şeyi baştan netleştirelim: bu hesapta doğruluk pazarlık konusu değil. Sistemin her sayısı ya birincil bir kaynağa ya da açık bir hesaba bağlanmak zorunda; bağlanamayan cümle yayına çıkamıyor. Yapay zekâ burada özensizliğin bahanesi değil, disiplinin ta kendisi.
Deney haftası
Önümüzdeki yedi gün bir laboratuvar gibi geçecek. Akşamları saat yirmi otuzda yeni bir bölüm çıkacak ve her bölüm farklı bir kanca formülünü test edecek: bir akşam soru, bir akşam çelişki, bir akşam meydan okuma.
Kazananı algoritma seçmeyecek. Sen seçeceksin — seni durduran bir açılış olursa yorumlara yaz; hangi bölümde, hangi cümlede durduğunu söylemen yeter. Defter, yorumları da okuyor. Hafta bitince sonuçları burada, açık açık paylaşacağız: hangi formül kazandı, hangisi battı, sistem bundan ne öğrendi.
Sıradan bir şişe. Altında itki var.